aksaray gençosman köyü
15 Aralık 2010 Yazan admin
Kategori Aksaray Köyleri
TARİHİ
Gençosman köyü, AKSARAY-NEVŞEHİR yolu üzerinde bulunup, Aksaray şehir merkezine 10 km dir.Gençosman köyü tarihi bir çok topluma hatta bir çok millete
Yerleşim yeri yapmış bir çok farklı din ve dil den insanların yaşamış olduğu yerleşim yeridir. Halk arasında dorukini olarak bilinen köyümüz ismini 1989 da ismi Gençosman olarak değiştirildi. Köyümüz halk arasında dorukini olarak bilinir. Dorukta olması ve eskiden yaşamış insanlar tarafından yapılan inlerin bulunması halk arasında dorukini olarak konuşulmasının nedenidir. Yani köyün coğrafi konumu isminin anılmasına vesile olmuştur. Eskiden yapılan bu inler Osmanlı, Selçuklu ve Bizans imparatorluklarının yaşamış olduğunun kalıntıları vardır. İnlerdeki belirli resimler, haç işaretleri ve diğer şekiller çok çeşitli toplumların ve kalabalık bir şekilde yaşanmış olduğunun kanıtıdır. Köyümüzde bulunan inlerin yerin altına yapılmış olması eski ki insanları düşmandan korunmak üzere yapmış olduklarını ,ayrıca 3 katlı evlerin yerin altına yapılması tiyatroya benzer yapıların olması buralarda kalabalık insan toplulukların yaşamış olduğunun kanıtıdır. Bu inler şimdi köyümüzün merkezinde ve 250 -300 metre uzaklıklarda köy çevresinde bulunmaktadır. Köyümüz ipek yolu olarak bilenen eski tarihi yolun üzerinde olmasıda köyümüzün çeşitli milletler tarafından uğranıp dinlenme yeri olarak kullanıldığı kanısına varılmaktadır. Ağzıkarahan ve sultanhanı yolu üzerinde olması eskiki taşımacılıkta önemli rolü olduğunu göstermektedir.
COĞRAFİ YAPISI VE İKLİMİ
Köyümüz Aksaray merkeze 10 km olup, Aksaray Nevşehir yolu üzerinde ufak bir tepe üzerinde kurulmuştur. Güneyinde hasan dağı, kuzeyinde ekecik dağı vardır. Köyden bu iki dağı rahatlıkla görebilmekteyiz .komşu köylerimiz Akin , Ağzıkarahan Gücünkaya , Gökçe köyleri ve Sevinçli kasabası dır. İklimi ise yazları sıcak , kışları soğuktur. Kısaca köyümüzde karasal iklim yaşanır.
KÖYDE TARIM
Köyümüz karasal iklime sahip olduğu için genellikle köy halkı sulu olmayan ürünlerin ekimine öncelik gösterirler. köyümüzde arpa, buğday ekimi öncelikli sırayı alır.arpa ve buğdayın yanı sıra çavdar, nohut, kabak, çekirdek, yulaf, fiğ, üzüm, bostan ekimleri yapılmaktadır. Ayrıca köyde sulu olan arazide kadınların sebze yetiştirdikleri görülmektedir. Köy halkı için tarım ilk sırada yer alır. Köyün yarısından çoğu tarımla geçimini sağlamaktadır. Köyde tarımdan sonra hayvancılık ve inşaat işçiliği halkın geçimini sağlayan unsurlardır.
KÖYDE HAYVANCILIK
Köyümüz tarımdan sonra ilk sırada hayvancılıkla uğraşır. Köyümüzde tarımın yapılması ve arpa ekiminin çok olması hayvancılığın önemini biraz daha artırmaktadır.
Köyümüzde her evde mutlaka azda olsa hayvancılıkla uğraşılır. tarım yapanda, inşaatta çalışan halkımız da evinde hayvancılıkla uğraşmaktadırlar. Hayvan bakımında köyde üretilmiş olan arpanın kırdırılması ile oluşturulan yem, köy halkı için büyük ölçüde hayvanların yem ihtiyacını karşılamaktadır. Bunun yanı sıra köyümüzde hayvanların yayımı da yem ihtiyacını büyük ölçüde giderir. Köyümüzde büyükbaş olarak inek, küçük baş olarak koyun, keçi yetiştirilir. Köyde yaklaşık 300 adet büyükbaş,1500 adet küçükbaş hayvan mevcuttur Kısaca köyün geçim kaynaklarından büyük bir bölümünü hayvancılık oluşturur.
KÖYDE EKONOMİ
Köyümüzün geçim kaynakları arasında tarım, hayvancılık ve inşaat işçiliği yer almaktadır. Köyümüzün Aksaray şehir merkezine yakın olması köyümüz için büyük bir avantajdır.
KÖYDE NÜFUS
Gençosman köyü yaklaşık 215 hane olup nüfusu 800 civarındadır.hane ve nüfus sayısı olarak artmaktadır yani merkeze yakın olması nedeni ile sürekli göç alır durumdadır.
KÖYDE YAŞAM Köyümüz kendi içinde gelenek, görenek, örf, adete sahiptir. Bunlardan bazıları köyümüzün yemekleri, düğünleri, asker uğurlamalarıdır. Bunları kendi anabaşlıkları altında ele alalım.
Yemekleri: köyümüzün yemeklerinden önce kendine has çöreği vardır. Bu çörek köyümüzde her hane halkı tarafından yapılır. Genellikle haftada bir çörek çekilir. Çörek çekmek köyün tabiridir. Çöreği çekmek için evlerin önüne yapılmış olan fırın kullanılır. Bu fırın yerden 1 metre yüksektedir, üzeri kapalı ve oval biçimdedir. Fırının içinde çöreği pişirmek için saclar kullanılır. Hamuru normal hamurdan farklı olarak çiğsuyu katılır. Mayalanan hamuru bazı şeklinde yağlanmış saclarda fırında pişirilir. Çörekten başka köyde börekte yapılır. Börekler yumurtalı, şekerli, çökelekli, ıspanaklı, yüzlü börekler yapılır. Bu börekler köyün kışlık ekmeği denilen yufka çekiminden sonra pişirilir. Yufka köyde her hane halkı tarafından mutlaka yapılır. Yufka ekmeğini tandırevi dediğimiz yerde yaparız. Tandırevi normal bir evin içine tandır yapılmış halidir. Köyümüzde bunlardan başka önemli günlerde mesela mevlitlerde genellikle bamya çorbası, kıymalı, tatlı ikramı yapılır.
Gelenek görenekleri:
Gençosman köyü önemli gelenekleri arasında dini ve milli bayramlarda Bağdat fatihi Gençosmanın orduya katılımı canlandırılmaktadır. Her bayram köyün gençleri tarafından gençosmanın orduya katılımı sırasında tarağı bıyığına batırıp nasıl bir nesilin evlatları olduğumuz tekrar hatırlatılır. Bunun yanı sıra asker uğurlamada; her hane ayrı ayrı asker daveti yapar, asker gönderilmeden mevlit okunur. Mevlit esnasında askere gidecek yiğitler köy büyüklerinin ellerini öper ve helalık alırlar. Askere gidecek gençlerin ellerine kına yakılır sonra dualarla vatan askere gidecek gençlere emanet edilir.Düğünleri:Gençosman köyünde kız isteme genellikle görücü usulü ile olmaktadır. Köyde düğün Cuma bayrak dikimi ile 3 gün sürer. Cumartesi kına götürülür, bu kına götürme esnasında bazı yerel oyunlar yapılır bunlar köy meydanında yapılan güreş, kelle aşırma ( ip üzerinden 20 kiloluk taşları aşırma), arap yapma oyunları vardır. ayrıca kına akşamı oğlan evinde saz eşliğinde erkeklerin kadın kıyafeti giyerek yeresel müziklerle düğün davetlilerini kahkaha tufanına götürmeleri vardır.
KÖYDE EĞİTİM
Köyde ilköğretim okulu bulunmaktadır. Bu okula civar köylerden gelen taşımacı öğrencilerle birlikte şu an 210 öğrencimize hizmet vermektedir. Köy okulunda 20 öğretmen hizmet vermektedir. Köyde ilköğretimi bitiren öğrenciler Aksaray da lise öğrenimine devam etmektedir. Köyün eğitim seviyesi şehre yakınlığı nedeni ile çok yüksek seviyededir.köyde eğitim seviyesi şu anda üniversite seviyesine gelmektedir.
KÖYDE SAĞLIK
Köyde sağlık evi bulunmaktadır. Köydeki sağlık evi faal durumdadır. Köyde sadece 1 ebe bulunmaktadır. Ufak yara, iğne vs işlerde ebeye gidilmektedir. Diğer hallerde şehir merkezine gidilmektedir.
TARİHİ TURİSTİK YERLERİ
Gençosman köyünde tarihi turistik yer olarak eski imparatorluktan kalan inleri, mağaraları görebiliriz. Köy tarihi yapısının eski olmasından dolayı turistlerin ilgi gösterdiği yerdir. Köyün Ürgüp_Göreme yolu üzerinde olmasından dolayı, turistler ilk olarak gençosman köyüne uğramaktadır. Ayriyeten köyün tepesinde aile ortamı için uygun gençosman tepesi bulunmaktadır. Gerek köy halkı gerekse Aksaray halkı tarafından ilgi çeken bir mekandır. Hafta sonları bu tepe piknik alanına döner.ayriyeten köyün girişinde bulunan tatlı su çeşmesi büyük ilgi çekmektedir. Aksaray dan köye tatlı su almaya gelenler vardır. Köyde eski insanlar tarafından yapılmış olan tarihi kemerli evler ilgi çekmektedir. Kısaca Gençosman köyü buram buram tarih kokan güzide bir köyümüzdür. Köyün tarihi yazıp öğrenilmez, gezip görünür. Misafirperver köyümüze herkesi bekliyoruz.
ANADOLU’NUN YİĞİTLER SERDARI OLAN GENÇ OSMAN Genç Osman’ın kabri daha önceleri Bağdat’ın kenarında olmasına rağmen şehir büyüyünce merkezinde kalmıştır. Bugün Babülmuazzam denilen semtte olup Heşbur Tıp sitesinin yanındadır. Yaklaşık 4000 metre kareye oturur. Şehitliğin giriş kapısının tam karşısında yatmaktadır. Aşağıda zikredeceğim şiir kabrine şöyle yazılmıştır. Kabrinin sol tarafında Latince, sağ tarafında ise Osmanlı yazısı bulunmaktadır. Tam ortada ise 17 yaşında şehit olmuş Bağdat Fatihi Genç Osman’ın mezarı bulunmaktadır.
Kabrinde Yazılı Destan
Bağdat’ın kapısını Gençosman açtı.
Gören düşmanların tedbiri şaştı.
Kelle koltukta üç gün savaştı.
Cenneti Alâya göçtü Gençosman.
Sultan Murat derki, gelsin göreyim.
Nasıl yiğit imiş bende bileyim.
Vezirlik isterse üç tuğ vereyim.
Kılıcından al kan saçtı Genç Osman.
Gençosman dediğin bir Türk serdarı
Beline bağladı ibrişim kuşağı
Vuruldu sancaktar, kaptı sancağı
İletti burca dikti Genç Osman.
aksaray gözlükuyu köyü
15 Aralık 2010 Yazan admin
Kategori Aksaray Köyleri
GÖZLÜKUYU KÖYÜNÜN TARİHÇESİ
Gözlükuyu İskanevleri Aksaray merkeze bağlı bir köydür. Köyün tarihine bakıldığında dikkat çeken yönü 70-80 yılda bir yer değiştirmesidir. Bu durum köylülerin göçebe hayatı yaşadıklarını göstermektedir. Yukarı Gözlükuyu’nun (Eski Yerleşim) kurucusu olarak Osman Bey bilinmektedir. Yukarı Gözlükuyu Köyü’nün coğrafi yapısı müsait olmadığından dolayı, köylünün istekleri doğrultusunda devlet desteği ile 1994 yılında yerleşime açıldı. Bu köye ilk yerleşen ve kuruluşunda emeği geçen Baylak ailesidir.
KÖYÜN COĞRAFİ YAPISI VE İKLİMİ
Yukarı Gözlükuyu Hasan Dağı’nın eteğinde bulunmaktadır. Bu yüzden dağlık bir yapıya sahiptir. Gözlükuyu İskanevleri düz bir ovaya belli bir plan dahilinde kurulmuştur. Fakat yeni yerleşim yeri sel tehlikesi altındadır. Yeni köyün planlaması yapılırken bu durum dikkate alınmamış, zaman zaman sel baskınına maruz kalmıştır. Köyün doğusunda Karataş, güneyinde Yukarı Gözlükuyu, batısında Dikmen ve Taşpınar, kuzeyinde Yeniköy bulunmaktadır. Arazisi verimsiz ve çoraktır. Bitki örtüsü bozkırdır. Hasan Dağı eteklerinde orman mevcuttur. Fakat bu ormanlar bilinçsizce yok edilmektedir. İklimi tipik İç Anadolu karasal iklimidir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar az yağışlı ve soğuktur. Yağışlar yetersizdir. Köy konumu ve Hasan Dağı’nın etkisi ile fazlaca rüzgar almaktadır. Köyün etrafında herhangi bir göl veya akarsu mevcut değildir.
KÖYÜN NÜFUS YAPISI
Gözlükuyu İskanevleri 1994 yılında kurulmuş ve yukarı Gözlü kuyu köyünden göç edenler tarafından oluşturulmuş bir köydür. Göç azda olsa devam etmektedir. Köyün nüfusu 1500 civarındadır. Köy arazisinin yetersizliği ve verimsizliği nedeniyle önceleri Bor’a ve Aksaray’a fazla göç olmuş fakat zamanla köyden göç azalmıştır. Erkeklerin çoğu Ankara ve İstanbul gibi şehirlere mevsimlik olarak iş için göç etmekteler. Nüfus artış oranın fazla olduğu köyde nüfus planlaması çalışmalarının etkisi ile zamanla nüfus artış hızı azalmıştır.
KÖYÜN EKONOMİSİ
Köyün ekonomisi tarım, hayvancılık ve halıcılığa dayanmaktadır. Arazinin verimsiz ve az olması tarım gelirini azaltmaktadır. Kurak tarım yapılan köyde daha çok tahıl ürünleri yetiştirilmektedir.Tarımda modern araçlar yanında hayvan gücünden de yararlanılmaktadır. Bununla birlikte köyün coğrafi konumu hayvancılığa son derece elverişlidir. Küçükbaş hayvancılık ve süt sığırcılığı yapılmakta fakat yetersizdir. Bu konuda yapılacak en önemli çalışma eğitim ve kooperatifleşmektir. Erkekler Aksaray ve diğer illerde mevsimlik çalışarak gelir elde etmekteler. Yurt dışında çalışan işçi sayısı çok azdır. Yurt dışına giderek çalışmak isteyenler çeşitli yollara denemekteler bunların bir kısmı başarılı olmaktalar. Bu şekilde yurt dışına gidenler uzun süre gelememekte bu durum çocuklar üzerinde olumsuz etki yapmaktadır. Köyün gelir kaynaklarından biride halıcılıktır. Evlerde çeşitli şirketler adına dokunan halılar karşılığında belirli ücret alınmakta buda aile gelirine önemli katkı sağlamaktadır. Halıcılıkla ilgili kurulacak kooperatif gelirin önemli miktarda artmasına neden olacaktır. Halıcılık konusunda Halk Eğitimi Müdürlüğü ve Özel şirketler vatandaşı eğitmekte böylece dokunan halıların daha kaliteli olması sağlanmaktadır. Evlerde el tezgahlarında üretilen ve Taşpınar Halısı olarak bilinen bu halılar şirketler tarafından iç ve dış piyasalara pazarlanmaktadır.
KÖYÜN SOSYAL YAPISI
Geleneklerine bağlı, kendi aralarında diyalogları iyi olan bir köydür. Sosyal aktiviteleri zayıftır. Boş vakitlerini televizyon izleyerek ve köy kahvesinde oyun oynayarak geçirirler. Bununla birlikte gelenekler bağlı sosyal aktiviteler (düğün, nişan, mevlit vs.) etkin bir şekilde yapılmaktadır. Sportif faaliyetler köyün gençlerinin kendi aralarında ve komşu köylerin gençleri ile yaptıkları futbol maçları ile sınırlıdır.
KÖYDE EĞİTİM, ÖĞRETİM VE KÜLTÜREL YAPI
Gözlükuyu’da ilkokulun kurulma tarihinin 1940’lı yıllar olduğu düşünülmektedir. Okuma-yazma oranı %80 dolaylarındadır. 8 yıllık kesintisiz eğitim sayesinde okur-yazar oranı yükselmektedir. Köy halkının hem Gözlükuyu’daki hem İskan evlerindeki okullara olan ilgisi istendik düzeydedir. Gözlükuyu İskanevleri İ.Ö.O. 16.09.1994’te eğitim-öğretime başlamıştır. 2.kademe eğitim-öğretimi ise 2000-2001 eğitim-öğretim yılında başlatılmıştır. 2002-2003 Eğitim-Öğretim yılında ise Okul Öncesi sınıf açılmıştır. Okul binası 5 derslikli, kaloriferli ve lojmanlıdır. Fakat günümüzde derslik, kütüphane, laboratuar ve spor salonu ihtiyacı bulunmaktadır. Okulumuz da I.kademede 92 , II.kademede 94 öğrenci eğitim görmektedir. II. Kademe öğrencilerinden 32′si taşımalı olarak Yukarı Gözlükuyu Köyünden gelmektedir. Okulda halen bir okul öncesi, beş sınıf, dört branş ve bir müdür olmak üzere on bir öğretmen bulunmaktadır. Köyde okul dışında kültürel faaliyetler yok denecek kadar azdır. Köy odalarında yapılan tarihi, sosyal vb. nitelikli sohbetler yerini evlerde televizyon izlemeye bırakmıştır.
KÖYDE SAĞLIK VE ULAŞIM
Köyün en önemli sorunlarından ikiside sağlık ve ulaşımdır. Köyde sağlık probleminin iki önemli sebebi beslenme yetersizliği ve eğitimsizliktir. Köyün ekonomik durumunun yetersizliği beslenme problemini beraberinde getirmektedir. Ekonomik durumu iyi olan ailelerde sağlık problemi daha az yaşanmaktadır. Köy halkının sağlıkla ilgili bilgisinin yetersiz olması, bu duruma ekonomik yetersizliğinde eklenmesi sağlık problemini arttırmaktadır. Köyde halen eski metot tedaviye başvurulmaktadır. Köyde bir adet sağlık evi ve lojmanı bulunmaktadır. Halen 2004 ‘ün başında göreve başlayan bir ebe bulunmaktadır. Köye en yakın Sağlık ocağı Taşpınar ve Sağlık Kasabasında bulunmaktadır. Acil durumlarda buralara giden köy halkı genellikle Aksaray’daki sağlık kurumlarını kullanmaktadırlar. Köyün ulaşım imkanlarıda yetersizdir. Köy Aksaray’a 20 km uzaklıktadır. Köyde iki minibüs bulunmakta, bunlar gün aşırı Aksaray’a günde bir sefer yapmaktadır. Bunun dışında ulaşım imkanı kısıtlıdır. Köyde özel araç sayısının azlığı ve köyün güzergah üzerinde olmaması da ulaşım imkanlarını olumsuz etkilemektedir.
KÖYÜN İMKANLARIA-TARIM:
Köyün tarım arazisi yetersiz, verimsiz ve susuzdur. Arazi yer altı suyu ile sulanabilir. Köyün arazisi tetkik ettirilerek en elverişli ürün yetiştirilebilir. Araziye en uygun gübre çeşidi de bu şekilde tespit edilebilir. Arazide yonca bitkisi daha iyi yetişmektedir. Ağaçlandırmada sert çekirdekli meyve ağaçları (erik, kayısı, iğde vs.) ile akasya ve dişbudak ağaçları daha iyi yetişmektedir.
B-HAYVANCILIK:
Köyün coğrafi yapısı ve arazi yapısı hayvancılığa son derece elverişlidir.Hayvancılığın geliştirilmesi ve desteklenmesi gerekmektedir.Modern mandıralarda besi ve süt sığırcılığı ile, geniş meralarda küçükbaş hayvancılık yaygın olarak yapılabilir. Meraların çok ve verimli olması küçükbaş hayvancılık açısından son derece önemlidir.Bu meraların ıslah edilmesi,meraların daha verimli kullanılması konusunda halk bilinçlendirilmelidir. Hayvancılığın daha kaliteli ve elde edilen sütlerin daha iyi değerlendirilebilmesi için köyde kooperatifleşmeye gidilmelidir.
C-HALICILIK:
Köyün gelir kaynaklarından biride halıcılıktır. Taşpınar Halısı olarak bilinen el dokuması bu halılar iç ve dış piyasalarda müşteri bulabilmektedir. Köyde hemen hemen her evde bu halı dokunmaktadır. Fakat halılar özel şirketlere ücret karşılığı dokunmaktadır. Köylüler bu alanda kooperatif kurarda pazarlama işini kendileri yapabilirse ekonomik olarak çok daha fazla gelir elde edebilirler. Bu alanda en büyük sıkıntı finansman ve pazarlamadır.
D-ORMANCILIK:
Köyün hasan dağının yanında bulunması ve buralarda orman bulunması köyün imkanlarından biridir. Orman arazisi olan fakat boş bulunan arazilerin tekrar ağaçlandırılması ve köylünün planlı olarak ormanlardan yararlandırılması hem kaçak ve bilinçsiz kesimi önleyecek hem köylünün ormanı sahip çıkmasını sağlayacak hem de köylünün gelirini arttıracaktır.
E-ARICILIK:Köyün coğrafi yapısı ve konumu arıcılığa son derece müsaittir. Kışın ovada yazın Hasan dağının eteklerinde arıcılık yapmak son derece elverişlidir. Bu imkanın en iyi şekilde değerlendirilmesi köylünün gelirini arttıracaktır.
aksaray koçpınar köyü
15 Aralık 2010 Yazan admin
Kategori Aksaray Köyleri
Köyümüzün eski adı Sınasa’dır. Yeni adını köyümüzde bulunan Koçpınar Çeşmesi’nden almıştır. Daha önceleri Güzelyurt’a nahiye olarak bağlanmış olup, daha sonra bucak olarak Taşpınar’a, son olarak da Aksaray ilimize bağlanmıştır. Aksaray Merkeze 30 km mesafededir. Helvadere’ye gelen yoldan Kargın’da bulunan bir makasla merkeze bağlanır. Hasandağı eteklerinde ve Aksaray’ın güneydoğusunda yer alır.
Köy halkının hepsi Türk ve Sunni’dir. Halkın çok eski zamanlarda buraya yerleşmiş Türk aşiret boylarından oldukları anlaşılır. Bunların bir kısmı Kozan’dan (Adana), Ulukışla’dan (Niğde), Yuva’dan ve Ilısu’dan (Aksaray) gelmişlerdir. Soyadı kanunundan sonra köy halkının soyadları aşağıdaki gibi değişmiştir.
Abdioğluları,Abdullahoğluları Altın
Akşaroğluları Akşar
Bozdedeoğluları Bozdağ
Cinosmanoğluları Coşar
Cumalioğluları Çam
Çapanoğluları Çayır
Çobanoğluları Sürücü
Çavuşoğluları Canlıer
Çekiçoğluları Çekiç
Doğuşoğluları Doğuş
Ezmiroğluları Ceviz
Hacıalioğluları Yeşildal
Kasemoğluları Kürklü
Karagölleoğluları Karakor
Kargınoğluları Bacak
Kenanoğluları Kepil
Önemli Önemli
Paşaoğluları Başer
Sarıeyupoğluları Sarı
Yakupoğluları Yarar
Köyümüzün nüfusu yaklaşık 1680’dir. Köy halkının bir kısmı Aksaray’da ve Türkiye’nin çeşitli illerinde, bir kısmı da yurtdışındadır (Almanya, Belçika, Hollanda, İngiltere, Danimarka, Avusturya). Halkımız yurtdışına 1969 yılında gitmeye başlamışlardır. Gurbetçilerimiz köyümüze maddi manevi hertürlü desteği vermişlerdir.
Köyümüzün etrafı taşlı ve büyük tepelerle sarılmıştır. Su kaynaklarımızın bol olması nedeniyle köyümüzün her yeri yemyeşildir.
Köyümüzün su kaynakları kendine aittir. Eftik çeşmesi ve köyümüze adına veren Koçpınar çeşmesi köyümüzün en büyük iki çeşmesidir. Bu çeşmelerin önünde eski çamaşırhaneler bulunmaktadır. Daha önceden aileler ocaklar kurar, kazanlarla su ısıtır, çamaşırlarını burada yıkarlardı.
Köyümüzün Koru mevkisinde içilebilir nitelikte maden suları ve Ayazma mevkisinde Kükürtlü(turuncu) kaynak suyu bulunur. Bu kükürtlü suyun bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği söylenir. Halk arasında bu kaynak sularına Acısu denilmektedir.
Maden suyu(koru)
Köyümüzün içinden Helvadere’den gelen akarsu geçer ve bu akarsu üzerinde iki tane un değirmeni bulunmaktadır. Fakat günümüzde bu değirmenler kullanılmamaktadır. Helvaderen gelen dere yatağı, 1980 yılında meydana gelen şiddetli yağış sonucu taşmıştır. bahçelerimizin büyük kısmı bu selden dolayı zarar görmüştür. Bu güzergah üzerinde halen tarım yapılamamaktadır ve bu soruna bir çözüm bulunamamıştır. Köyümüz de bulunan evlerimiz tehlike altındadır. Taşkın kanalı yapıldığı takdirde bu tehlike ortadan kalkarak ve tarım alanımız genişleyecektir.
Köyümüze, okulumuz ilk olarak 1941 yılında tek derslik olarak yapılmıştır. Sonra 1965’te 3 derslik ilkokul yapılmıştır. Daha sonra 1994 yılında 5 derslik kaloriferli, modern yeni okul yapılmış, 1997 yılında da bu okulun yanına modern olarak 5 derslik ek bina yapılmıştır. Okulumuz şu an Koçpınar Elmacık İlköğretim Okulu olarak eğitim ve öğretime devam etmektedir. Köyümüzde Lise veya dengi okul bulunmadığından, lise düzeyinde eğitim görmek isteyen çocuklarımız, Aksaray Merkeze servislerle gidip gelmektedirler. Sağlık Ocağımız, 1994 yılında hizmet vermeye başlamış, Eski okul binası ve köy konağı geçici sağlık ocağı olarak kullanılmıştır. Fakat 1997 yılında 3 katlı, tip projeli, 4 adet lojmanı bulunan, kaloriferli, modern Sağlık ocağı; devlet köylü işbirliği ile köyümüze kazandırılmıştır. Ayrıca köyümüzün gurbetçileri 2001 yılında köyümüze tam donanımlı son model bir ambulans hediye etmişlerdir. Koçpınar Köyü Sağlık Ocağı Koçpınar Köyü’ne ait ambulans Köyümüzde bulunan cami 1964 yılında eski olması nedeniyle yıkılmış, 1965 yılında 300 metrekare alana yeni bir cami inşa edilmiştir. Camimiz kaloriferlidir. Caminin alt kısmı Morg (klimalı sistem) ve depo olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, Camimizin 2 katlı lojmanı da mevcuttur.
Köy konağımız, 1993 yılında yapılmaya başlanmış, 1994’te tek katı hizmete açılmıştır. Daha sonra 2002 yılında ikinci katı da tamamlanmıştır. Her katı 200’er metrekaredir.
Tarım kredi kooperatifi köyümüzde 1945 yılında kurulmuştur. Bu kooperatife; Elmacık Köyü, Yuva Belediyesi, Karaören Köyü, Akhisar Köyü, Bağlı Köyü, Karataş Köyü bağlıdır. Köyümüzden Aksaray Merkeze ulaşım, önceden at arabaları, eşeklerle ve üzeri bırandalı kamyonlarla sağlanırdı. 1965 yılında stabilize yol açılarak merkeze sağlıklı ulaşım yapılmaya başlanmıştır. 1993 yılında ise mevcut yol asfaltlanmıştır. Köyümüz elektriğe 1974 yılında kavuşmuştur. Elektrik olmayan yıllarda evlerde aydınlatma aracı olarak gaz lambası ve bezir çırası kullanılırdı. Köyümüzün alt yapı problemi tamamen çözülmüştür. 1994 yılında her eve su verilmiştir. 2005-2006 yıllarında ise köyümüze kanalizasyon sistemi yapılmıştır. Ayrıca bahçelerimize giden sulama kanallarının tamamı beton arktır. Bu kanalların bir kısmı 1993 yılında yapılmış olup kalan kısmı ise 2006 yılında tamamlanmıştır. Köyümüz Sınasa adını eski Sinasi’den almıştır. Daha sonra değişikliğe uğramıştır.
Ayrıca köy çevresinde pek çok, insan eliyle oyulmuş eski mağaralar, inler, tırhazlı sığınaklar, medfenler, zahire depoları, yer üstünde de yapı kalıntıları görülmektedir. Köyümüzün sınırları içinde bulunan İstil, Kayacık, Mecemir denilen yerlerde pek çok tarihi kalıntılar mevcuttur. İstil’de 3 katlı oyma taş bulunmaktadır yaklaşık 15 metre yüksekliktedir. Osmanlı imparatorluğu buraları fethettiğinde de bu mağaralar varmış. 3 katlı oyma kaya(İstil) Mağara(Kayacık)
Ayrıca buralarda yakın yerlerde Yassıviran denilen yerde mezarlıklar ve bir de türbe vardır. Türbenin hiçbir yerinde yatırın adını ve ölüm yılını gösteren kitabe yoktur. Türbe kemerli toprak örtülüdür.
Köyümüzde karasal iklim görüldüğünden dolayı kış aylarında tarım ürünleri yetiştirilmez. Ancak yaz aylarında yetiştirilebilir. Köyümüzün en çok yetişen meyvesi elma’dır ve elmamız meşhurdur bunun yanında turunçgillerin dışında meyvelerin nerdeyse tamamı köyümüzde yetiştirilir. Ayrıca halkımız kendi ihtiyacını karşılayacak kadar bağcılık da yapmaktadır. Tahıllardan ise; pirinç dışında bütün tahıllar köyümüzde yetişir. Tahıl ürünleri köy halkının en önemli geçim kaynakları arasındadır.
Köy halkı; hayvancılığı, yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapar. Büyükbaş, küçükbaş ve kümes hayvancılığı köyümüzde yaygındır. Ancak hayvancılık yetersiz olduğundan dolayı köy halkı bundan ekonomik gelir elde edemez. Daha önceki zamanlarda aileler yaz aylarında koyunları ile birlikte yaylalara çıkarlar, 3 ay boyunca yaylada çadırlarda yaşarlardı.Bu yaylalar; Hasandağı ve Kiltreli Yaylaları’dır..
Ayrıca köydeki kadınlarımız, koyun yününden elde ettikleri ipleri boyayıp, evlerinde tezgahlar kurup, kilimler, halılar, kaput bezleri, yatak çarşafları ve peşkirler dokurlardı. Bunları dokumak oldukça zor ve zaman alan bir iştir. Ancak son yıllarda kadınlarımızın dokuduğu el emeği, göz nuru bu ürünler yerini fabrika ürünlerine bırakmıştır. Bu nedenle köyümüzde dokumacılık giderek yok olmuştur. Köyümüze özgü lezzetli yemeklerimiz oldukça fazladır. Bulgur pilavı, sarıburma tatlısı, herse, pelte, tarhana çorbası bunlardan sadece birkaçıdır. Ayrıca kadınlarımız ekmek ihtiyacını karşılamak için yufka ekmek yapıp tandırlarda pişirirler. Ayrıca köyümüzde hıdırellez şenlikleri büyük coşkuyla kutlanır. Kurban kesilir, yemekler (pilav, etli köfte, kavurma) yapılır, bütün köy halkı toplanıp birlikte yerler ve dua ederler. Son yıllarda köyümüz gelişme halindedir. Köy yerleşme ve gelişme alanı olarak bazı yerleri imara açılmıştır.Köyümüze yeni ve modern evler inşa edilmektedir.
Köyümüz tam anlamıyla bir doğa harikasıdır. Suyu ve havası güzeldir. Pınarlarımızdan akan buz gibi soğuk suyunu içmek, İlkbahar ve yaz mevsiminde koruda söğüt ağaçları altında piknik yapmak, maden sularımızı içmek, yeşilliklerle kaplı köyümüzün havasını solumak her şeye değer…
aksaray.gov.tr
aksaray yalnızceviz köyü
15 Aralık 2010 Yazan admin
Kategori Aksaray Köyleri
Yanlızceviz Koyu ,Aksaray ili merkez ilçeye bağlı ve merkeze 23 km uzaklıkta olan bir yerleşim yeridir.Aksaray-Nevsehir karayolu üzerinde olup , bu yola 3 km asfalt yolla bağlanmıştı.Koyun doğusunda Bebek Koyu,güneybatısında Ağzikarahan ,Kuzeyinde ise göksuguzel koyu bulunmaktadır.
Koy,orta yükseklikte dalgalı tepecikler üzerine kurulmuştur.Koyun doğu ve bati yanları çukur ,koy ise tepeciğin üzerine kurulmuştur.göksugüzel köyünden ,Yanlızceviz Köyüne doğru küçük bir dere akmakta olup yaz aylarında iyice azalmaktadir.
Yanlızceviz Köyünde tipik bir Ic Anadolu karasal iklimi görülmektedir.Hava şartları eğitim-öğretim ortamını birkaç gun olumsuz yönde etkilemektedir.Köyde kıs mevsimi 5-6 ay sürmekte ve 3 ayı çok çetin gedmektedir.
Araziler tarım yapmaya elverişli olup kuru tarım yapılmaktadır.Yetiştirilen ürünler; arpa,buğday,çavdar.Artezyenle su çıkarılan yerlerde ise ;patates,fasulye ,ayçiçeği ve bağcılık yapılmaktadır.
TARİHÇESI
Yanlızceviz Koyu , ismini efsanevi bir yeri olan ulu bir ceviz ağacından almıştır.Yine efsaneye göre ,koyun girişinde bulunan ceviz ağacı ,köye giren ve çıkanların resmini çekiyormuş.(Resim çekme olayı ağaç kesildikten sonra anlaşılmıştır)gün gelmiş ağaç yaslanmış ve yıkılmaya mahkum olmuştur.Ceviz ağacının aşırı yaslanmadan dolayı ortası çürümüş ve büyük bir delik oluşmuş.Ve o çürük deliğin içinden birçok resimler çıkmıştır.Bu çürümüş ceviz ağacı ise köye adini vermiştir.(Buna benzer birçok hikayeler vardır ve bu efsaneler incelemenin ileriki yerlerinde anlatılacaktır.)
Köye ilk yerleşenlerin 1860 yıllarda Haymana dan geldikleri söyleniyor.Melendiz den gelenler ise ,önce Aksaray a yerleşmişler.Burada yasayan sivrisinekler,insanların genç Osman a göç etmişlerdir.genc Osman,susuz ve tarım yönünden elverişsiz olduğu için ,geniş cayırlığı ve tarlalara olan Yanlızceviz e yerleşmişlerdir. Yerleşim yeri içerisinde , tarihi eser olarak ilk insanların yasadığı kaleler ,Arap Dami ve harabe evler bulunmaktadır.
YAŞAYIŞ
Evler genellikle tas ve topraktan yapılmış olup yakın tarihlerde betonarme ve yığma binalar yapilmaktadir.Insanlar ve hayvanlar cok yakin temas içerisinde yasadıkları için birçok hastalıkların yaşanmasına sebep olmaktadır.
Ev basına düsen nüfus ortalama 5 kişidir.Koy,muhtarlık seçimlerinden sonra ikiye bölünmekte ve birçok kavgaların oluşmasına sebep olmaktadır.Ama bu kırgınlıklar,büyüklerin araya girmesiyle ortadan kalkmaktadır.Köyde 140 hane bulunmakta ve nüfusu 630 dur.
Gelenek ve göreneklerine bağlı olan koy halkı bu vasıtayla , çocukların olumsuz yönde davranış kazanmasına neden olmaktadır.Örneğin;Bayram ,düğün ve askerden gelen gençlerin çocuklara sigara sunmaları v.b.
Özellikle bayramlarda büyüklerin ve akrabaların evleri gezilir ve ziyaret edilir.Çocuklar ise butun evleri gezerek seker ve çikolata toplarlar.Düğünler Cuma namazından sonra yemek ve bayrak duası okunur ve bütün koy halkına yemek verilir.Cuma,Cumartesi ve Pazar günü öğleye kadar eğlenilir.Özellikle Cumartesi aksamları çok eğlenceli olmaktadır.Mahalli oyunlar , halay çekme ve kasık oyunu.
Koy halkı sevinçte ve üzüntüde hep beraber hareket etmekte ve o insanlar yalnız bırakılmamaktadır.
Nisan törenlerinde bütün davetlilere tatlı dağıtılır.Pazar günü öğleyin gelin getirilir , gelin ile damat çeşmede resim çektirirler.Buna suya çıkarma denilir.
Daha önce belirlenmiş bir düğün merasimi ,herhangi bir vefat olayında ertelenir.Ezana kesinlikle saygı gösterilir ve kesinlikle çağrıya uyulur.
Köyde ,kadınlar şalvar,erkekler ise pantolon ve ceket giymektedirler.Bayram ve törenler içinde özel elbiseler giymektedirler.
Köyle okul arasındaki ilişki yeni yeni olumlu hale gelmekte ve kopukluk ortadan kalkmaktadır.2004-2005 öğretim yılına kadar bakim onarımı yapılamayan okulumuzun tamirine bu yıl başlandı ve koy halkının büyük desteğini sağlamaya başladık.
Köyümüzde iki kahve ,bir camii ve sağlık ocağı bulunmaktadır.Şebekeden su içilmekte (Su ,içmek için sağlıklı olmadığı Sağlık Müdürlüğünden onay geldiği halde , su kullanılmakta ve düzelmesi için de herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.)
Koylu ihtiyaçlarını , köye gelen seyyar satıcılardan yada Aksaray dan karşılamaktadırlar.
Koy halkının birçoğu yurtdışında çalışmakta,bir bolumu ise İstanbul da hurdacılık yapmaktadırlar.Kadınlar ise bağ,bahçe ve ev isleriyle,komşu ziyaretleri komşuya yardımlarla uğraşmaktadırlar.
BEREKETLİ YILAN
Pembe Nine ve kocası cok ihtiyar ve fakir insanlarmış.Yiyecek ekmeği dahi bulamazlarmış.Bir gün Pembe Nine hamur mayalayacakmış,leğenin altına yılan girmiş.Leğenin içinde bulunan azıcık hamur çoğalmış çoğalmış ve leğenden tasmaya başlamış.Pembe Nine her seferinde azıcık hamur yoğurur ama hamur leğenden tasarmış.Bir gün Pembe Ninenin kocası hamurların taştığını görünce karısına kızmış.Sırrın söylenmemesi gerektiğini bilmeyen Nine kocasına anlatmış;bunun üzerine yılan kaybolmuş ve bir daha hamur çoğalmamış.
CEVİZ HİKAYESI
Köyde çok güzel ve görkemli bir ceviz ağacı varmış.Koyun en büyük ve en verimli ağacıymış.Cevizin boyu göklere kadar uzanır ve her taraftan görünürmüş.Cevizin sahibi ,Egeci şehirlilere satmış.Ağacı kesmeye gelmişler.Ağacı kestiklerinde içinden resimler dökülmüş.Ceviz ağacı yanından geçenleri ve ziyaret edenlerin resmini çekermiş.
Cevizin en son çektiği resim ise ceviz ağacının ağlayan resimleri olmuş.
EKONOMİK HAYAT
Tarım ve hayvancılık koy halkının geçim kaynağını oluşturmaktadır.Ayrıca yurtdışında çalışanların sayısı da az değildir.
Koy halkının bir bolumu Aksaray da esnaflık yapmaktadırlar.Ekonomik yönden çok kotu durumda olan goksuguzel halkının birçoğu ise Konya da çobanlık yapmaktadırlar.
Köyümüzde Sağlık ocağı bulunmakta ve halen bir doktor bir EBE bir sağlık memuru çalışmaktadır.Köyümüzün Kültür ve sanat etkinliği olarak herhangi bir faaliyet olmamaktadır.köyümüzde ören yeri olarak Köy içinde bulunan İNLER diye tabir edilen mağaralar vardır.Ama kullanışa elverişli değildir.köyümüzün yemekleri Zerli makarna,sutlaş,peynirli börek,dönbelek kavurması nı sayabiliriz.
aksaray.gov.tr
aksaray yapılcan köyü
15 Aralık 2010 Yazan admin
Kategori Aksaray Köyleri
KURULUŞU VE TARİHİ :
İstanbul’da Başbakanlık arşivinde 786 numaralı ve miladi 1654 tarihli defterin 195,196 ve 197 numaralı sayfalarında Aksaray livasının zaimleri ( zeamat sahibi ) isimleriyle ve tahsis edilen köyleriyle ayrı ayrı gösterilmiştir. Bu tarihte Aksaray livasında 44 zuama vardı.
Defterin başında şunlar yazılıydı: “ Oldur ki 1065 ( miladi :1654 ) senesinde hizmette mevcut olan Aksaray sancağının zaim , zuama, erbab-ı tımarını beyan eder”. Zeamet olarak verilen köyler şunlardır :
Göstesün ,
Yapılcan… Yine defterin 197. sayfasında “Livay-ı mezburda Harçlıkçı( 2) tayin olunanı beyan eder” başlığı altında Hicri 1065 (miladi 1654) yılında Aksaray’da Harçlıkçı tayin edilen köyler sıralanmış ve defterin altıda Aksaray Miralay’ı tarafından mühürlenmiştir. Burada da Yapılcan adına rastlamaktayız.
Görülüyor ki Yapılcan Köyü’nün tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Hicri 929 tarihli bir başka kaynakta Yapılcan Köyü, İbrahim isimli bir kişiye tımar olarak verilmiştir. Senelik geliri de 2999 akçedir.
Yapılcan ,yaklaşık 90 yıl önce şimdi bulunduğu yerde yapılanmıştır.Daha önceleri şimdiki Yapılcan ile Darıhüyük Köyü’nün ortasında imiş.Mamasın Barajı yapılmadan önce, sık sık su taşkınları görüldüğünden dedelerimiz şimdiki Yapılcan’ı oluşturmuşlardır.Eski Yapılcan yerleşim yerinde hala ev kalıntılarına rastlanmaktadır.
MUHTARLARIMIZ :
Yeni Yapılcan kurulduktan sonra hep bir çalışma hep bir ilerleme içinde olmuştur. Kuşkusuz bu çalışma ve ilerleme köy muhtarlarının önderliğinde yapılmıştır. Yeni Yapılcan’da son 90 yıl içinde köyümüze hizmet eden muhtarlarımızın isimleri şunlardır: Hacı Kamber YAPILCAN, Haydar YAPILCAN, Mehmet DAĞ, Mehmet KOYUNCU, Fazlı ATAR, Kazım YAPILCAN, Hasan ATAR, Mehmet KOÇ, Selahattin KOYUNCU, Ramazan YAPILCAN, Hasan ARIKAN, Şaban KULAKSIZ, Ahmet KOYUNCU, İbrahim ET.
NÜFUSYAPISI :
Yapılcan Köyü 120 hane 512 nüfusa sahiptir. Köy nüfusunun Altınkaya, Cerit, Uzunkaya, Yeşilova , Gine, Ankara ve Afyon Emirdağ’ dan gelen göçlerle çeşitlilik arzeden bir oluşumu mevcuttur.
TOPOĞRAFİK ÖZELLİKLERİ :
27921,75 dönüm arazisi bulunan Yapılcan Köyü , Aksaray’ımızın 10 kilometre batısında , uçsuz bucaksız Aksaray ovasında kurulmuştur.Köy toprakları verimlidir. Köy sınırları içinde DSİ’nin 150 metre derinlikten çıkardığı artezyen kuyusundan çıkan gaz kibrit ve ya çakmak yardımı ile yanmaktadır.Bu su , içmeye elverişli değildir.1952 yılına kadar içme suyu kuyulardan elde edilirken ,bu tarihten sonra Kuskun mevkiinden gelen su kullanılmaya başlanılmıştır.1962 yılında bu suya , dönemin muhtarı Selahattin Koyuncu’ nun çalışmaları ile Helvadereden getirilen su da eklenmiştir.2005 yılında kendini iyiden iyiye hissettirmeye başlayan su sıkıntısına halen aktif olarak görevde olan köy muhtarı İbrahim ET çözüm bulmuş; Köy Hizmetleri’nin de yardımları ile köyün 1200 metre güneyinden su getirilerek,Yapılcan köylüsünün hizmetine sunulmuştur.Şu an köyde su sıkıntısı bulunmamaktadır.
ULAŞIM :
Yapılcan, Aksaray-Konya devlet karayolunun onuncu kilometresinde bulunur. Aksaray’dan Konya istikametine doğru yola çıkan bir yolcu yaklaşık 10 dakika sonra şirin köyümüz Yapılcan’dan geçer.
KOMŞULARIMIZ :
Köyümüzün doğusunda ; Hamidiye,Taplı Burun, Musluk, Çataltepe, batısında; Yenikent (Amarat),Musluk, Hacı Mustafa Köprüsü,kuzeyinde; Darıhüyük,Ataköy, Hacı Mustafa Köprüsü, Vakıf Arkı,Karakoyunlu,güneyinde; Kutlu Kasabası, Kızılan Köprüsü,Kızılan Tepesi, Göğüskuyu,Çatalarkaç, Tilkilik bulunmaktadır.
EKONOMİK DURUM :
Köyümüzün ekonomisi buğday, arpa , ayçiçeği, mısır, pancar , büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığa dayanmaktadır. Köyümüz geçimini % 55 tarım, % 40 hayvancılık ve% 5 ticaretle sağlamaktadır. Köyümüz mücavir alan içerisinde 75 kadar hayvan barınağı, 1 tane ticari işletmebulunmaktadır.
MESİRE YERLERİ :
Köyümüzde Kuskun, Sulukıraç, Kızılan, Çöl , Çatak , Karahüyük ve Kırmızı Çığlık gibi gezilip görülmeye değer ören yerleri mevcuttur.
TANINMIŞ YEMEKLERİ :
Pilav, Mantı, Höşmerim, Kaymak, Kuskus , Börek ,Camız Yoğurdu… Bulgur pilavına tarif etmeden önce bulgurun sofralarımıza gelene kadar geçirdiği merhalelere değinelim: Ekin biçildikten sonra buğday kazanlarda kaynatılır. Serilip kurutulur ve eş zamanlı olarak içindeki taşlar ayıklanır. “Soku” dediğimiz taşta tokmakla döğülür. Buğday el değirmeninde döğülüp öğütüldükten sonra kalburla elenir, düğ kısmı ayrılır, kalan bulgur kısmı savrulur.
Gelelim meşhur bulgur pilavımıza: Tereyağ yakılır ardından bulgur ilave edilerek kavrulur. Daha sonra kuru soğan , biber eklenip kavrulur ve yeteri kadar su ilave edilir. Kaynayan pilavın suyu çekileceği sırada ocaktan indirilir.Hazır olan pilav ,evde misafir varsa tabaklara konulup ; misafir yoksa yufkanın üstüne dökülüp yenilir. Yanında da meşhur camız ve ya koyun yoğurdu oldu mu ; değmeyin Yapılcanlı’nın keyfine!
Yapılcan sokaklarında dolaşırken evlerden gelen eşsiz bir koku sizi esir alır , ve ister istemez bu kokuya doğru yönelirsiniz . Peki nedir bu kokunun sırrı : Hamur 9,10 yumurta ile karılıp yufka açar gibi açıldıktan sonra kaynar suda haşlanır.Tepsiye 2 tane yufka dizilip arasına kıyma , karabiber,kırmızı biber, maydanoz (eskiden “sızgıt” da denilirdi) serilir. Üzerine de 2 tane yufka dizildikten sonra iki sacın arasına konulur. Burada pişirme şekline dikkat ediniz: Hem alttaki sacın altında ve hem de üstteki sacın üstünde köz ateşi mevcuttur.Yani börek iki taraflı olarak pişer. Piştikten sonra kesilip yemeye hazır hale getirilir…
Kuskus ise un,yumurta,tuz,su,bulgur gibi malzemelerden yapılır. Kuskus hazırlamak ustalık gerektiren bir iştir. Malzemeler leğen içerisine katılır. Fakat bu malzemelerin oranlarını iyi ayarlamak gerekir. Oluşacak hamurun kıvamının büyük bir incelik ve ustalıkla hazırlanması lazımdır. Leğendeki hamurun sabırla ovalanması sonucu sofralarımızda afiyetle yediğimiz kuskus meydana gelir. Kuskus oluştuktan sonra kuruması için güneş gören bir yere serilir.
EĞİTİM VE SAĞLIK :
Köyümüzde bir sağlık ocağı , bir de ilköğretim okulu bulunmaktadır.Çocuklarımız ilk 5 sınıfı köyümüzde okumakta , altıncı sınıftan itibaren il merkezinde öğrenim görmektedirler.


