VİLAYETİMİZ RESMEN 92 YAŞINDA!!!
21 Mart 2013 Yazan gandalf_
Kategori Aksaray 68 Canli Yayin, Aksaray ili Tarihi, Genel, Google, Güncel Haber, Haberler
Bu gün Vatanımızı işgal altından kurtarmak için 23 Nisan 1920’de kurulan Büyük Millet Meclisi(BMM)’sinin kuruluşundan 5 ay 20 gün sonra 13 Ekim 1920’de Şehirlerin atası,nice,nice ilkler ve teklerin merkezi medeniyetin gelişmesinde yazı ve tekerlekten sonraki en önemli icat olan Demir’in ilk kullanıldığı yer olan Aksaray’ımızın hiçte hak etmediği,asla ve asla da hak etmeyeceği ilk ilçelik döneminden kurtarılmasını sağlayan 40 Numaralı kanun kabul edilişinin üstünden 5 ay bir hafta geçtikten sonra resmi gazetede yayınlanarak resmileşmesinin 92.
*Kanun görüşüldüğü gün Burdur Milletvekili Soysallı İsmail Bey tarafından gündeme getirilen Aksaray la Ereğli Çakmak Tren istasyonu arasına Tren hattının döşenmesinin gündeme getirilişinin ise 93. yıldönümü.
93 yıl önce ülkemizi işgal altından kurtarmak için kurulan Büyük Millet Meclisi(BMM)’ne Niğde Milletvekili olarak katılan memleketimizin yiğit ve hayırlı evlatlarından Çorakçı Zade Kara Vehbi(Vehbi Çorakçı) bey tarafından dönemin Meclis Başkanı Atatürk’ün ikna edilmesiyle onun tarafından 13 Ekim 1920’de teklif edilerek aynı gün kabul edilen.
Meclis tarafından kabul edildikten sonra 92 sene önce bu güne denk gelen 21 Mart 1921’de resmi gazetede yayınlanmasıyla yürürlüğe giren 40 Nolu kanunla resmen il oluşumuz la gündeme gelen tren’i onlarca yıldır bekleyen dedelerimiz ve babalarımız gibi günümüzde de ilimizde yaşayan hemşerilerimiz tarafından da dört gözle bekleniyor.
GAZETECİ-YAZAR ALİ GENÇ TRENDE GELİNEN MERHALE “ARMUT PİŞ AĞZIMA DÜŞLE DEĞİL BİN BİR ZAHMET VE EMEKLE SAMİMİ İŞBİRLİĞİYLE SAĞLANDI
Aksaray’ın ilk ilçelik esaretinden kurtulmasını sağlayan 40 Nolu kanun ve bu kanun görüşülürken Tren’in gündeme getirilmesi ve kat ettiği merhaleler konusunda bilgi veren Gazeteci-Yazar Ali Genç bu konuda şu anki konuma Armut Piş ağzıma düşle gelinmediğini bunun fertlerin ve kurumların samimi iş birliğiyle gerçekleşme safhasına geldiğini belirtti.
AKSARAY İLİ 1861 YILINDA İLÇE HALİNE GETİRİLİP HİÇ BİR TİCARİ KÜLTÜREL VE COĞRAFİ BAĞI OLMAYAN NİĞDE’YE ZORLA BAĞLANDI!!!
Genç konuyla ilgili olarak ”Bilinen 11.000 yıllık tarihi ile İstanbul ve Şanlı Urfa ile birlikte dünyanın en eski üç şehrinden birisi olan bu özelliğiyle şehirlerin atası olan Dünyanın ilk Beyin Ameliyatının, ilk Buğday tarımının yapıldığı ve yine yer yüzünde demirin ilk kullanıldığı.
Dünyanın bilinen altın’ın saflık derecesini ölçen ilk merkezin ve Bakırın Anadolu’da işlendiği ilk yer gibi bilinen ilklerin ve teklerin yaşandığı yer olması nedeniyle ilkler ve tekler şehri olan Aksaray’ın hiç hak etmediği, asla ve asla da hak etmeyeceği bir uygulamayla 1861 yılında başlayan 59 yıl sürecek olan ilk ilçelik esaretiyle hiçbir ticari,coğrafi ve kültürel bağı olmayan Niğde iline zorla bağlanmıştı.
Tarihçi İbrahim Hakkı Konyalının dönemin Belediye Başkanı Merhum Mehmet Dalkılıç’ın döneminde başlayıp 1973 yılında bu göreve seçilen Muhammet Taki Tatlıpınar’ın Başkanlığında da sürdürülen ve görevinin 2. yılına denk gelen1974 yılında Aksaray Belediyesinin desteğiyle yayınlanan “Anıtları ve Kitabeleriyle Aksaray Tarihi” kitabında Aksaray’ın ilk ilçeliğe düşürülmesine de yer veriliyor.
Bu kitabın 1. Cilt 117. ve 118. Sayfada bu konuda verilen bilgide;
”OSMANLI DÖNEMİNDE NİĞDEYE BAĞLANMASI: Selçuklular döneminde Konya ile birlikte Yazlık Başkent olan Aksaray Beylikler döneminde Karaman Oğlu beyliğine bağlıyken Osmanlı İmparatorluğu döneminde Karaman Eyaletine bağlı Sancaktı.
Bu konuda İnönü Ansiklopedisinin 8. Fasikül’ün 373’cü sayfasında bulunan bilgiye göre 1861 Yılında Osmanlı döneminde çıkartılan il teşkilatları kanunuyla Konya ilinin Niğde Sancağına bağlı ilçe haline getirilmiş. ! “deniliyor.
AKSARAY’IN ATATÜRK’ÜN SUNDUĞU 40 SAYILI KANUNLA İL YAPILMASI!!!
13 Ekim 1920 günü ülkemizi düşman işgalinden kurtarmak için yapılacak milli mücadeleyi yönetecek olan Büyük Millet Meclisinin(BMM) kurulduğu 23 Nisan’ın üstünden 5 ay 20 gün geçmeden.!!!
Yani daha Kurtuluş Savaşı hazırlıkları bile bitmeden Meclis Başkanı Mustafa Kemal Paşa tarafından verilen 40 Nolu kanunun meclis tarafından kabul edilmesiyle Aksaray hiçte hak etmediği, asla ve asla da hak etmeyeceği 59 yıl süren birinci ilçelik prangasından kurtuluşunu sağlayan kanunun kabul edilmesiyle birinci ilçelik prangasını kırarak yeniden Vilayet oldu.
Kanunun kabul edilmesinden 5 ay bir hafta sonra, yani ertesi senenin Mart ayının 21’inde Ceridei Resmiye(Resmi Gazetede) ile neşir ve ilanı(Resmi Gazetede Yayınlanıp ilan edilmesiyle): 92 Yıl önce bu gün 21 Mart 1337(21 Mart 1921)Aksaray ‘ı il yapan kanun resmileşerek yürürlüğe girdi.
FRANSız VE İNGİLİZLERİN TREN HATTI PROJESİNDE AKSARAY VAR!!!
UYGULANAN ALMANLARIN TREN HATTI PROJESİNE AKSARAY ALINMADI!!!
Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü İstanbul Osmanlı Arşivinde çalışan Tarihçi ve Arşiv Uzmanı hemşerimiz Orhan Özdil ve arkadaşları tarafından 2011 senesinin Nisan ayında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bahçesinde açılan “Osmanlı Belgelerinde Aksaray Vilayeti” sergisinde üç ayrı tren hattı belgeside vardı.
Bu belgelerden İngiliz Demiryolu Şirketlerinin ve Fransız Demiryolu Şirketlerinin Osmanlı Devletine teklif ettikleri Anadolu’dan geçen Tren hattı projesinde Aksaray bulunmasına rağmen, kabul edilip uygulanan Alman’ların projesinde ise ne hikmetse Aksaray güzergâhtan çıkarılmış.
13 EKİM 1920’DE BURDUR MİLLETVEKİLİ SOYSALLI İSMAİL AKSARAY TREN HATTINI GÜNDEME GETİRMİŞ!!!
Başka kaynaklarda olup, olmadığı bilinmemesine rağmen Yeni Gün ve Güncel Gazetelerimizle birlikte sitemizinde yazarlarından Yeni gün gazetesinin haber koordinatörü Gazeteci-Yazar Ali Genç’in teklifiyle Aksaray’ın trene kavuşturulmasıyla ilgili ilk resmi istekte meydana çıktı.
Ali Genç’in kendisine bu konudaki araştırma yapma teklifimi kırmayarak Milletvekilimiz Ali Rıza Alaboyun beyin eski danışmanı Rasih Bostancı bey tarafından 2006 da Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM) Arşivlerinden bulunarak gönderilen belge ile Aksaray’ın 1923 yılında il olduğu yanlış ezberi bozuldu,.
Yine bu belgede bulunan bilgiye göre Aksaray’ın il olmasını sağlayan 40 Numaralı kanunun tutanaklarından Aksaray’ın Trene kavuşturulması isteğinin kanun kabul edildiği gün yapılan konuşmalarda gündeme getirildiği meydana çıktı.
Meclis tutanaklarında bulunan bilgide Kanun görüşülürken söz alan Burdur Milletvekili Soysallı İsmail Suphi Bey ” Aksaray diye önümüze çıkan bu liva dahi 5 altı sene sonra büyük bir inkişaf arz edecek ve belkide Aksaraylılar kendi teşebbüsleriyle merkezlerinden şimendifer(Tren) hattına, Ereğli’ye kadar birde dekovil hattı temdidine teşebbüs edeceklerdir.
Binalaleyh bunun bila müzakere kabulünü teklif ediyorum.”diyor.
2007’DEN BAŞLANARAK 2011’E KADAR AKSARAY’ IN TREN İSTEĞİ ARALIKSIZ OLARAK GÜNDEMDE TUTULDU!
Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü Yardımcılığından Aksaray Belediye Başkanlığı adaylığı için istifa eden Nevzat Palta beyin2004 Mahalli Seçimlerindeki seçim vaadi olan Aksaray’ın Ankara ve Ulukışla’ya bağlanması seçimin kazanılmasından sonra Aksaray kamu oyunun gündeminden de çıktı.!!!
2007 yılının Ekim’inde başlanarak sürekli şekilde Yeni gün ve Güncel Gazetelerimiz tarafından gündemde tutulan Aksaray’ın trene kavuşturulması isteğiyle ilgili 2007 Genel seçimler öncesi Aksaray’a gelen Başbakan’a yaptığımız çağrı sadece Yeni gün gazetesinde yayınlandığında karşılık bulamadı.
2009 Mahalli seçimleri öncesi yeniden gündeme gelen Seçim vadide tıpkı 2004 Mahalli seçimlerinden sonra olduğu gibi seçimlerden sonra yine gündemden çıktı.
İLK DEFA 24 TEMMUZ 2009 DA PROTOKOLUN GÜNDEMİNE GİRDİ!!!
Dönemin Aksaray Valisi şu anki Hakkari Valisi Orhan Alimoğlu’nun Aksarayda ki medya mensuplarını Hizmet İçi Eğitim Merkezinde bir araya getirdiği yemekte buluşturdu.
Belediye Başkanı Nevzat Palta ile il birim amirler ininde hazır bulunduğu 24 Temmuz 2009’ tarihindeki yemekte Yeni gün Haber Koordinatörü ve bu gazetelerle birlikte sitemizinde yazarı olan Ali Genç tarafından protokolün gündemine getirildi.
Ali Genç Valiye hitaben Aksaray’ın teşviklerin kalkmasından sonra mevcut yatırımlarını kaybetmemesi ve yeni yatırımların devam etmesinin sağlanabilmesi için Demir Yoluyla Ereğli Çakmak Tren Hattına mutlaka bağlanılmasını istedi.
Bunun üzerine Belediye Başkan Nevzat Palta konu’ya Aksaray’ın sahip çıkmasını ve her vesileyle her ortamda işlenmesiyle bunun gerçekleşebileceğini belirtti.
18 ArALIK 2010’DA ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM AKSARAY-ÇAKMAK HATTI SÖZÜNÜ VERDİ!!!
Konunun Ali Genç tarafından Yeni Gün ve Güncel Gazetelerinde sürekli olarak işlenmesinin yanında Aksaray’ın tüm medya mensuplarına konu izah edildi.
Bu iki gazetemizde konunu sürekli gündemde tutulmasının yanında Meslek Odaları ve Sivil Toplum Kuruşları nezdindeki girişimler sonucunda bu kuruluşlar tarafından da Hükümet,ilgili Bakanlık ve Ak Parti Genel merkezi nezdinde konunun dillendirilmesiyle 18 Aralık 2010 Cumartesi günü Aksaray Ak Parti Genişletilmiş İl divan toplantısının yapıldığı Belediye Tiyatro salonundaki toplantıya katılan dönemin Ulaştırma Bakanı,günümüzün Ulaştırma,denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım tarafından Aksaray- Ulukışla hattının acil olarak programa alınması sözünü verdi..
26 MAYIS 2011’DE BAŞBAKAN ERDOĞAN HATTIN PROJESİNİ BAŞLATMA TALİMATINI AKSARAYDA VERDİ
12 Haziran Genel Seçimleri öncesi partisinin Aksarayda yapacağı 26 Mayıs tarihli mitingine gelecek olan Başbakan Erdoğan’ın geldiği günden önce Aksaray’ın İki Gazeteciler Cemiyetinin Başkanı Ali Südemen ve Celil Acar beylerin bu konuda Ali Genç tarafından yazılan haberi gönderdikleri ilimizin iki gazetesi dışında ki tüm gazetelerimizde yayınlatmalarıyla hedefe ulaşıldı.
Mitingde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Aksaray-Ulukışla arası tren hattının döşenmesi sözünü vermekle beraber, aynı anda bu hattın yapım çalışmalarına başlanması emrini de verdiğini mitinde açıkladı.!!!!
AKSARAY 2015 SEÇİMLERİNDEN ÖNCE TRENE KAVUŞMALI!!!
Süveyş kanalının açılmasıyla ipek yolu güzergâhındaki özelliğini kısmen kaybeden ve ardından ise Tren hattının geçmemesiyle bu özelliğini tamamen kaybetmesiyle geldiği körfez konumuyla tarih boyunca sahip olduğu merkezi özelliğini kaybeden Aksaray’ın bir daha bu hiçte hak etmediği duruma düşmemesi sağlanmalı.
Bunun için ise Siyasilerimiz, Mülki ve Mahalli idarecilerimiz ile vatandaşlarımızın var gücüyle yapacağı çalışmayla bittiği belirtilen Aksaray-Çakmak, Aksaray, Ortaköy, Ortaköy-Kırşehir ve Kırşehir Yozgat/Yerköy Tren hattı güzergâh projesi çalışmasının yapım projesine dönüştürülmesi için gönül birliği yapılması gerekir.
Sağlanacak bu gönül birliğiyle hattın ihalesinin bu yılın sonuna kadar yapılması ve en geç 2015 Seçimlerine kadar tamamlatılması sağlanmalı.!!!(Belge ve bilgiler Gazeteci-Yazar Ali Genç Arşivi)
aksaray ili tarihi, eserleri ve turistik yerleri
10 Ocak 2011 Yazan poLAT_68i
Kategori Aksaray ili Tarihi
Aksaray, İç Anadolu Bölgesi’nde Niğde’nin kuzeybatısında, Konya’nın doğusunda, Ankara’nın güneydoğusunda bir ildir. Yaklaşık 500.000 nüfusa sahip ve yüzölçümü olarak 7.626 m² dir. 6 İlçe, 48 Belediye ve 146 Köy’e sahiptir.
İsmin kökeni
Hitit tabletlerinde Kurşura, İlk Çağ’da Garsaura olarak anılan şehir, Kapadokya Kralı Archeleos zamanında yeniden inşa edilerek Archeleos’un şehri anlamında Archelais adı verilmiştir(Caesar- Kayseri, Heraklius-Ereğli gibi).Türkler Anadolu’ya geldikten sonra ismi Türk diline çekimleyerek Aksaray olarak anmaya başlamış, bazı Osmanlı arşivlerinde Aksara olarak da geçtiği olmuştur.Yaklaşık bin yıldır tarihi adını muhafaza edegelmiştir.Halk arasında ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde II. Kılıçarslan’ın yaptırdığı beyaz saraydan ismini aldığı gibi bir yakıştırma da dolaşmaktadır, resmi ve tarihi dayanağı yoktur.(Tugay AYDIN)
Tarih
İlkçağ’da Arkhelais adını taşıyan kenti, son Kapadokya kralı Arkhelaos’un Garsuara adlı yerleşmeyi geliştirerek kurduğu sanılmaktadır. Roma İmparatoru Cladius I kente koloni ayrıcalığı tanıdı. Ayrıcalık, Anadolu’daki birçok önemli yolun kavşak noktasında bulunan kentin daha da gelişmesine yol açtı. Bizans ile Müslüman Araplar arasında birçok kez el değiştiren şehir Malazgirt Savaşı’nın (1071) ardından Türkler’in egemenliğine girdi.Şehirde günümüze kadar gelemeyen Danişmendliler eserleri vardı.Şehirde Danişmend parası basılmıştır.Günümüze ulaşan Danişmedli eseri, kümbet şeklindeki, Hıcıp yakınındaki Bekar Sultan Türbesi’dir.Şehir Arap akınlarıyla virane hale gelmişti. Kılıç Arslan II (1155-1192), yıkık durumdaki Aksaray’ı bir İslam kenti olarak yeniden kurdu, kentin çevresini surla çevirdi, camii, medrese, çarşı, hamam vb. yaptırdı. Azerbaycan’dan getirdiği din bilgini, zanaatkar ve tüccarları kente yerleştirdi. Ticaret yolları üzerinde bulunan Aksaray, Anadolu Selçuklu Devleti’nin önemli merkezlerinden biri olarak gelişti. Selçuklu’lardan sonra Karamanoğulları’nın eline geçti. Bir süre Eretna Beyliği’nin egemenliğinde kalan kente (1341-1365), Karamanoğulları yeniden egemen oldu. 1396′da Yıldırım Bayezid tarafından ele geçirildiyse de Timur istilasından sonra yeniden Karamanoğulları’nın eline geçti. 1467′de Fatih Sultan Mehmet döneminde Aksaray kesin olarak Osmanlı topraklarına katıldı. Aksaray, Cumhuriyet dönemi’nde 1920′de il durumuna getirildi. 1933′de çıkarılan hususi kanunla ilçe olarak Niğde’ye bağlandı. Ancak 1989′da yeniden il oldu.
İbn-i Battuta’nın Büyük Dünya Seyahatnâmesi’nde Aksaray
14.yy İbn-i Battuta’nın kaleminden kayda geçen bilgiler:
Sultan Bedreddin’in yanında çok kısa süre kalarak Aksaray’a hareket ettik. Burası Bilâd-ı Rûm’un en güzel ve sağlam şehirlerindendir. Her yandan akarsular ve bağlarla çevrilidir. Şehirden üç kanal geçer ve bunlar evlerin içinden akar. Şehrin içinde üzüm bahçeleri, bağlar ve bostanlar vardır. Aksaray’ın koyun yününden üretilen zarif halı ve kilimlerinin dünyada bir benzeri daha yoktur. Bunlar, Şam, Mısır, Irak, Hindistan, Çin ve diğer Türk ülkelerine ihraç edilir.
Aksaray, Irak Sultanı’nın idaresi altındadır. Burada Eretna Beğ’in naibi Şerif Hüseyin’nin zaviyesine indik. Eretna Beğ, Irak hükümdarının Bilâd-ı Rûm’daki genel valisiydi. Şerif Hüseyin ise Ahiler’den olup, beldede yoldaşları pekçoktur. Bize son derece ikram ve izzette bulunarak aynen diğerleri gibi dostça davrandı.
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sinde Aksaray
17. yüzyıl Evliya Çelebi’nin kaleminden kayda geçen bilgiler:
Bor kalesinden Aksaray’a gitmemiz
İlk durağımız Ortaköy oldu. Aksaray Sancağı’nda yüzelli akçe payesiyle ayrı bir kazadır. Geniş ve ürünü bol bir kaza olup bağ, bahçe, cami ve mescidi olan gelişmiş bir köydür. Bu köye bağlı otuzaltı adet nahiye köyleri vardır. Buradan kuzey tarafa doğru gidip köylerden geçtik. Bir menzilde Harvadalı Köyü’ne geldik. Burası da meyvesi bol, verimli, güzel, hanı, hamamı ve camii olan bir Müslüman köyüdür. Aksaray nahiyeleri köylerindendir. Buradan da kuzeye doğru giderek Aksaray şehri vardır.
Beyaz Saray
Bu şehrin Şem’un Safâ’nın isteği ile yapıldığını söylerler. Hükümdardan hükümdara geçtikten sonra Herakl adlı kralın oğlu Helena’nın elinde iken, adı geçen kral, Arap kavminin üzerine sefer açmıştır. Binlerce pis askeri ile Şam üzerine giderken, Safraz denilen yerde yenilgiye uğramış ve kendisi de ölmüştür. Yerine, oğlu Mikale kıral olmuştur. Sonra bununda elinden Melik Mesud’un oğlu İzzeddin Kılıç Arslan 569 tarihinde burayı almıştır. Fetihten sonra bu şehirde nice büyük evliya oturduklarından, bu şehre birçok tarihçiler “Sâlihler yeri” demişlerdir.
Aksaray denmesinin sebebi de şudur
Kılıç Arslan’ın taht merkezi olması dolayısı ile ona büyük bir saray yaparlar. Saray giriş kapısının sağında ve solunda tunçtan iki adet heybetli arslan heykeli varmış. Bu saraya bir kötülük yapılmak istense, yapmak isteyen kişi, bu arslanların ağızlarından saçtığı kıvılcımlardan helâk olurmuş. Bu saray uzaktan bembeyaz göründüğünden, bulunduğu şehire de Aksaray demişler. Rumlar bu şehre halen Pegahelna derler.
Şehir, sonra Karamanoğlu Yakub Bey’in eline geçmiş ve ondan da Yıldırım Beyazıt Hân’ın eline geçmiştir. Hâlen Osmanlı Devleti’nin elinde olup, Gâzi Süleyman Hân kaydı üzere Karaman Eyâleti’nde sancakbeyi merkezidir. Kanun üzere, yılda beyine yirmi kese gelir olur. Beşyüz askere sahip bir tuğlu mirlivadır. Alaybeyisi, çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Kanun üzere cebeliler ile bin askeri olur. Yüzelli akçelik şerif kazadır. Kadısına senede beş kese gelir olur. Müftüsü, nakîbi, kethüdâ yeri, yeniçeri serdârı, kale dizdârı, muhtesibi, şehir subaşısı, âyân ve eşrâfı, saygın zâtları vardır.
Aksaray Kalesi
Geniş bir alanda, büyük bir ırmak kenarında dört köşeli, taş yapılı, sağlam yapılı bir kaledir. Şehrin ortasında yapılmıştır. Burç ve kuleleri çok yüksek değildir. Bütün burçları, dişleri ve bedenleri ile mazgal delikleri, hesaplı olarak düzenlenmiş kuleleri hep birbirine bakar. Kuşatma sırasında, her kulenin güçlü savaşcıları tüfek ile kuleleri korurlar. Hisarları tarafında beş kapısı vardır. Küçükkapı batıya bakar. Demirkapı kıbleye açılır. Keçikapısı da kıbleye doğru açılır. Ereğlikapısı güneye doğru, Konyakapısı da batı tarafına açılır. Bu kapıların nöbetçileri, vergi alan muhtesib kimselerdir. Kale içinde isyancılar zamanında buğday saklamak için ambar yapılmıştır. Cephaneliği yoktur. Ramazan ayında ve başka şenliklerde atılan büyük topları vardır.
Camileri
- Karamanoğlu İbrahimbey Camii(Ulu Camii)
Eski bir ibâdet yeridir. Dört kemer üzerine kargir kubbeli bir camidir. Cami içinde oniki adet sütun ile iki adet sanat eseri kapı vardır. Minberi, müezzinler yeri sade ve güzeldir. Yuvarlak minaresi camiden uzak olup, cami kubbeleri kireçle örtülüdür.
- Şeyh Hamid Veli Camii
Şeyhler Mahallesi’nde, kubbeli, bir minareli camidir.
- Debbağlar Camii
Kireçle yapılmış, cemaati bol bir camidir.
- El-Hac Seyyid Hasanefendi Camii
Başköprü yanında güzel bir camidir. bunlardan başka doksansekiz adet mescidi vardır.
Medreseleri
- Yılancık Medresesi
eski bir yapıdır.
- Sulu Medrese
çeşitli bilimler yeridir.
- Karamanoğlu Camii Medresesi
bu medresenin öğrencilerine ve hocalarına vakıf tarafından aydan aya aylık ve erzakları verilir. Ayrıca parasız görev yapan dersiâmları da vardır. Halkı fıkıhçı olup ferâiz ilmini atalarından beri okuya gelmişlerdir.
Bu şehirde özel Kur’ân okulları yoktur. Fakat Kur’ân hâfızları pek çoktur. Şehir onyedinci örfi iklimdedir. Ortasından akan Uluırmak, imâreleri sulayıp Alâaddin köprüsünden geçer. Bursa gibi her evden su akar.
Ziyaret yerleri
Bu şehirde yedi binden fazla büyük evliyânın yattığı söylenmektedir. “Dâr’ül-ervâh” denilen bu yere nice defalar nur inmiştir. Üzüntülü olan bir kimse burayı ziyaret etse üzüntüsü gider.
- Şeyh Hamid Veli; Rum diyarı irfân ehlinin başıdır. Üstü açık bir kubbede medfûndur. Çoğunlukla saralı kimseler ziyaret ederler. Buna yakın
- Şeyh Kemal Sultan olgunluk yolunda tamama ermiş büyük bir zattır. Bunun yanında
- Şeyh Pertevi Sultan, Yesevî tarihinde yahşi bir erdir.
- Kırkkızlar; çoğunlukla kadınlar ziyaret ederler.
- Şeyh Necmeddin Kibri,
- Bedreddin Sultan Veli,
- Hımarlı Dede Sultan şehir içindedir.
- Şeyh Gaznevî Sultan ve
- Şeyh Hakîkî bin Şeyh Hamid Veli:El-hac Bayram Veli öğrencilerinden olup, Ankara’da ledün ilmini tamamlayıp Aksaray’da Bayramî tarikatinde öncü olmuştur.
- Şeyh Butak, Taşpazarı Mahallesi’nde medfûn olup gönül erbâbının ziyaret yeridir. Cennetderesi semtinde Çelebilik ziyareti ve bunun üst yanında Hızırlık ziyareti vardır. *Kılıç Arslan Sultan’ın kabirleri de Hızırlık ziyaretgâhındadır. Bu Hızırlık’a yakın
- Şeyh Hamza, Bayrami tarikatinin büyük zâtlarındandır. Bir de
- Şeyh Hızır Efendi ziyareti vardır.
Aksaray’dan bir menzilde Sarıatlı Köyü’ne, oradan Ürgüp kazası içindeki Dübani’ye geldik. Halkı Müslümandır. Oradan Muşkara’ya ve sonra da Kayseri Kalesi’ne geldik.(Evliya Çelebi-Seyahatname)
Aksaray ve Vilayetlik
Fatih Sultan Mehmet döneminde ele geçirildiğinde defterlere vilayet olarak kaydedilen Aksaray, İstanbul’a yaptırılan zorunlu ev göçleri ve Osmanlı Devlet politikası nedeniyle gerilemiş, ilkin liva, daha sonraları ise kaza haline getirilmiştir.
1920 yılında vilayet yapılan Aksaray 13 yıl vilayetlik yapmış, 1933′de çıkarılan hususi kanunla nüfus ve gelişmişlik bakımından kendinden küçük Niğde’ye, kendi ilçesi olan Şereflikoçhisar da Ankara’ya bağlanmıştır.
1989 yılının 15 Haziran gününe kadar 56 yıl ilçe olarak kalmış olan Aksaray, bu tarihte eski hakkı iade edilmek suretiyle tekrar vilayet olmuştur.(Tugay AYDIN)
Aksaray Nüfusu
Aksaray genel nüfusu 2008 yılına göre 488.182′dir.1960′da 119.888 olan nüfus 1980′de 203.229′a, 1990′da 326.399′a, 2000′de 396.084′e, çıkmıştır.
2008 yılı nüfus sayımına göre, merkez ilçe 204.808, köyleri ile 366.109 kişi nüfusa çıkmıştır.
Arkeoloji ve mimarlık
İl sınırları içinde bulunan Aşıklıhöyük yenitaş dönemi kültürüne ışık tutarken, Acemhöyük ilk tunç çağda Asur ticaret kolonileri dönemini aydınlatır. İle 46 km. uzaklıktaki Ihlara Vadisi’nde hıristiyanlık dönemi dinsel mimarlık ve resim sanatını yansıtan önemli örnekler bulunur. Selime Kasabası yakınındaki küçük kilise ve katedral, Helvadere’deki yunan haçı planlı Kemerli kilise de bu dönemdendir. Anadolu Selçukluları zamanında önemli bir üs olan ilde,II. Kılıç Arslan zamanında yaptırılan Aksaray Kalesi’nden (1170) yalnızca sur kalıntıları görülebilir. Eğri (Kızıl) Minare (13. yüzyıl) kırmızı tuğladan, silindir gövdeli bir yapıdır. Gövde ince bir silmeyle iki bölüme ayrılmış, altı zikzak, üstü yeşil mavi çinilerle bezenmiştir. Karamanoğulları döneminden Ulu Camii (1431), dörtgen planlı mihrap duvarına dikey 5 sahınlı bir yapıdır. Mihrap önü kubbe, sahınlar tonoz örtülüdür. Yazılı kaynaklardan bilinen medreselerin bugüne ulaşan tek örneği Zinciriye Medresesi’dir (1336). Karamanoğulları döneminden olan yapı, tek katlı, dört eyvanlı planı, revaklı avlusu, çin mozaik bezemeli ana eyvanıyla, açık avlulu medreselere örnektir. Ana eyvanın yanlarında kubbeli odalar vardır. Kervan yolları üstündeki ilde, sultan hanlarının önemli örnekleri bulunur. Aksaray-Kayseri yolundaki Alayhan, Selçuklu sultan hanlarının ilk örneklerindendir (1192). Konya-Aksaray yolundaki Sultanhan (1229), bu yapı türünün klasikleşmiş bir örneği olarak nitelenir. Aksaray-Nevşehir yolundaki Ağzıkarahan (1231,1237) da anıtsal taçkapısı ve kuleleriyle kale görünümündedir.
Müzeler ve ören yerleri
- Aksaray Müzesi
- Aşıklı Höyük
- Acemhöyük
- Antik Nora Şehri
- Manastır Vadisi
- Ihlara Vadisi
- Musular
- Ziga Kaplıcaları (Güzelyurt)
Camiler, türbeler, kiliseler
- Ulu Cami (Karamanoğlu Cami-Merkez)
- Eğri Minare (Kızıl Minare-Merkez)
- Şeyh Hamid-i Veli (Somuncu Baba)
- Yunus Emre Türbesi (Reşadiye Köyü-Ortaköy)
- Kaya Cami (Güzelyurt)
- Selime Sultan Türbesi (Selime Köyü)
- Kilise Camii (Aziz Gregorius Kilisesi) (Güzelyurt)
- Aziz Anargiros Kilisesi (Güzelyurt)
- Sivişli Kilise (Güzelyurt)
- Selime Katedrali (Selime)
- Kale Manastırı Kilisesi (Selime)
- Yüksek Kilise (Merkez)
- Kızıl Kilise (Sivrihisar)
- Pürenli Seki Kilisesi (Ihlara)
- Kokar Kilise (Ihlara)
- Eğritas Kilisesi (Ihlara)
- Sümbüllü Kilise (Ihlara)
- Yılanlı Kilise (Ihlara)
- Saint Georges Kilisesi (Kırkdamaltı Kilisesi-Belisırma)
- Bahattin Samanlığı Kilisesi (Belisırma)
- Direkli Kilise (Belisırma)
- Ala Kilise (Belisırma)
- Karagedik Kilisesi (Belisırma)
- Ziga Kaplıcaları (Güzelyurt)
Hanlar
- Ağzıkarahan (Aksaray-Nevşehir yolu 15.km)
- Alayhan (Aksaray-Nevşehir yolu 35.km)
- Öresinhan
- Sultanhanı(Türkiye’nin en büyük kervansarayı)
- Yerköyhanı
Kuş gözlem alanları
- Eşmekaya Sazlığı Kuş Alanı
- Tuz Gölü Kuş Alanı
Aksaraylı Büyükler
- Şeyh Cemaleddin-i Aksarayi
- Şeyhülislam Zembilli Ali Efendi(Bayezid, Yavuz ve Kanuni Dönemi Şeyhülislamı)
- Sadrazam Piri Mehmet Paşa(Yavuz ve Kanuni Dönemi veziri azamı)
- Şeyh Hamid-i Veli(Somuncu Baba)(Kendi kabri ve torunlarının kabri Aksaray’dadır.Osmanlı arşivlerince de bu sabittir.)
- Şeyh Yusuf Hakiki(Somuncu Baba’nın oğlu)
- Bağdat Fatihi Genç Osman(IV. Murat Bağdat Seferindeyken Aksaray’dan orduya katılan, adına türkü yazılmış halk kahramanı)
- Ortaköylü Hacı Ali Paşa(Merkez paşa hamamını yaptıran paşa, II. Abdülhamid’in ser-i kurenası)
- İsmail Maşuki
- Mehmet Cemal Perek (Türkiyenin ilk tekstilcilerinden, Bossa fabrikası kurulurken büyük katkıları olmuştur, lakabı Sultanhamam’ın Prensidir)
- Sadi Somuncuoğlu (57. Hükümet Devlet Bakanı)




